Bazen şu dizilerdeki oyuncuları kimin seçtiğini çok merak ediyorum. Dünyada bu işlerle uğraşan özel ajanslar, oyuncu koçları falan varken bizde o dönemin parlayan yıldızı kimse onu kapıveriyorlar sanırım diziye. Yapımcılar arasında şöyle muhabbetler dönüyor olsa gerek; "Ya abi Tuba'nın yıldızı Arap ülkelerinde çok parlamış onu mü alsak role?" "Yok oğlum anne rolü bu, Nurgül'ü mü oynatsak acaba?" "Nurgül de genç kaçmasın?(Bence karta kaçmış artık ama neyse)" "O zaman oldu olacak Nebahat Çehre'yi oynatalım, nasılsa kadın hiç yaşlanmıyor ha ha"
Bizdeki asıl problem bence elimizdeki bir kaç oyuncunun etinden sütünden faydalanıncaya kadar her rolde oynayıp yeni yeteneklere şans vermemek, verdiğimizde de kendilerine hiç yakışmayan rollerde oynatmak. İkinci bir problemimiz de yaşla ilgili, bazı oyuncular yüzyıllar boyu lise öğrencisini oynarken bazıları aniden ilkokul öğrencisinden iş kadınına geçiş yapıyor.
Mesela Kadir Doğulu, gelmiş 30 yaşına (ki gerçek yaşı buymuş) hale 18lik lise öğrencisi. Adam imajını bile değiştirmedi Küçük Sırlar'dan Pis Yedili'ye geçerken, hala aynı kazıtılmış kafa. Hayır, milyonlarca genç var ajanslarda, illa karta kaçmışları mı oynatmak lazım reyting getirir diye? Aynı şey bayan oyuncularda da geçerli. Sözgelimi, Nurgül Yeşilçay, ki kendisini çok beğenirim yanlış anlaşılmasın, yıllardır 30 yaşında anne rolünde. Asmalı Konak, Melekler Adası,Belalı Baldız, Aşk ve Ceza ve son olarak da reytinge kurban giden dizisi Sensiz Olmaz; hep aynı modern, çalışan, güzel, şehirli anne rolleri.Biz yaşlandık onun rol tipi değişmedi. Hayır yakışmıyor yani, mesela Aşk ve Ceza'da 30 yaşındaki Savaş Ağa'nın eşi olmaya uygun mudur 40 yaşına yaklaşmış haliyle?Zaten yakın çekimlerde de görüyoruz, yaşlanmış, göz çevresi bile ele veriyor role uygunsuzluğunu.
Aynı şey mesela Firar dizisindeki genç bayan oyuncu için de geçerli. Ece Çeşmioğlu'nu görünce inanamadım bu rolde. En son İki Aile dizisinde maksimum 17 yaşındaki bir genç kızı canlandırırken 3 sene geçmeden 25-26 yaslarında mimar rolünü oynayacak kadar büyümüş mü sizce? Tip olarak zaten küçük gösteren minyon bir yapıya sahip kendisi, Allah aşkına ne inandırıcılığı var? Oyuncu kadrosu insanları diziden soğutabilirse, bunun en güzel örneği bu dizi. İlk bölümüne biraz baktıktan sonra irite olup kapattım resmen.
Bir de üstüne yapışıp kalan roller var oyuncuların. Sesleri ve mimikleri de değişmediği için sanki hep aynı diziyi izliyormuşuz gibi gelmiyor mu? Bergüzar Korel mesela, yüz olarak kendisini beğensem de oyunculuğu bir felaket. Binbir Gece ve Bitmeyen Şarkı dizilerinde resmen aynı rolü izliyormuş gibiydim. Aynısı rol partneri Bülent İnal için de geçerli. Son dizisi Bir Çocuk Sevdim dahil her dizide ses tonu aynı, Kıvanç Tatlıtug'un oyunculuğunu eleştirenler bence önce bu sanatçılara bakmalılar.
Hep kötü örnek mı vermeliyiz, bu işte iyi olanlar da yok mu; var tabi ki. Örneğin Güven Hokna, farklı rollerin kadını resmen. Bu aralar sabahları yayınlanan Zerda'yı ve öğleden sonraları yayınlanan İkinci Bahar'ı izliyorum da, birbirlerinden gece ile gündüz kadar zıt iki karakteri nasıl da güzel canlandırmış 3 ay ara ile, hayran kaldım. Sözün özü şu ki, oyuncularımıza yaslarına uygun rol verildikte bu rollerde başarı gösterdiklerinde üstlerine yapışıp kalmasın bu karakterler. E bu da biraz oyunculuk yeteneğine bağlı tabi, her önüne geleni oyuncu yapmamayı öğrenmeli yapımcılar da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder