21 Eylül 2012 Cuma
Raslantıların Tavan Yaptığı Dizi: Beyin Cerrahın'dan Kimya Mühendisliği'ne Geçiş Yapan Kutsi ile Huzura Doğru
Bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm. Ateşli bir siyasi fikrim yok, inandıklarım var sadece. Olaylara tarafsız bakmaya çalışıyorum özellikle siyasetin sosyal yaşama yansımalarını incelerken. Yok gibi davranamıyorsak, bir fanusun içinde yaşamıyorsak sosyologlar olarak toplumu durumu incelememiz gerektiğine inanıp bir dizi üzerinden değinmek istiyorum aslında bu konulara.
Her ne kadar reddedilse de memleketmizi uzun zamandır bir kamplaşma içinde. Beyaz Türklere karşı Muhazafakar Elitler modunda bölünen halk kendileri gibi olmayanları hep öteki ,diğerleri olarak sosyal ve kültürel hayatın da dışına itti. Ötekiler ise kendi kanallarını açtılar, gazete ve dergilerini yayınladılar. Kendi yaşamlarından örnekler veren diziler çektiler, yarışmalar yaptılar. 4 büyükler olarak bilinen televizyon kanallarının 4 ismi ATV, Kanal D, Star ve Show Tv ise onlar yokmuş gibi kalan kesimle diziler çekti, kend kesimlerine olduğu kadar öteki kesime de hitap ettiler aslında.
Ve fakat bugüne kadar ne izledk biz? Bihter’i, Ezel’i, Soner ile Aylin’i içselleştirsek bile hep masal kahramanı olarak kaldılar onlar. Öteki kesim içinse aldatan, yalan söyleyen, kürtaj yapan, hırsızluk yapan, adam kazıklayan karakterleri içeren dizilerdi belki de. Sözün kısası, bugüne kadar dört büyükler “onların” hayatlarından kesimlere asla yer vermedi, reddetti böyle yaşamlar olduğunu iyi veya kötü tüm yönleri ile.
Amaaaa ki bu uzun bir amaaaa, bu zincir geçtiğimiz günlerde kırıldı ve ATV dört büyüklerin arasında bir ilki gerçekleştirdi, başrollerinde türbanlı oyuncuların olduğu ve bu iki kesimi karşılaştıran bir aşk hikayesini yayınlamaya başladı. Huzur Sokağı aslında bir roman ve daha önce çekilmiş bir film. Konu olarak hitaptan daha farklı ilerlese de tema belli: başı açık modern kız kötüdür, şımarıktır, dinine bağlı erkeği dininden koparmaya çalışacak kadar hırslıdr, şeytandır. Olmayınca da yanlışını aniden farkedip İslama döner, aniden İslami şartlara uygun bir “hanımefendi” olur, kızını da bu İslami şartlarda yetiştirmeye çalışır. Yani nedir? Kapanmak iyidir, açıklık kötü yoldur.
Bu kadar sığ düşünemezsin, olaya farklı bakmalısın diyorsunuz bana kızıyorsunuz içinizden, haklısınız belki de. Her ne kadar edebi bir eser olarak saygı duysam da Şule Yüksel Şenler’in tarzına, hikaye ve verdiği ders bana son derece itici geliyor. Feyza’nın “kötülüğü” İslami şartlara bağlı yaşamaması mıdır? O zaman İslam’ın her şartını yerine getiren mükemmel iyi, dürüst, temiz bir insna mıdır? Hayır, olmadığını biliyoruz çünkü. Aynısı Bilal için de geçerlidir. İyi, ahlaklı, temiz kalpli olmasının nedeni İslami şartlara göre yaşaması mıdır? Ya da bu iyilik kötülük kıyaslaması kime göre neye göre değerlendirilmelidir?
Neyse yargılamaktan sıyrılıp dizi hakkında konuşmak gerekirse, Selin Demiratar’ın oyunculuğunu zaten çok beğenmem daha iyi adaylar olabilirmiş bu role. Kutsi ise botokslu yüzü ile “dinine bağlı doğallıkta yana” İsmali ahlaklı delikanlı rolüne ne denli uygun bilemedim, zaten o benm için hep Dr.Levent olarak kalacaktır. Fettan kayınvalide rolündeki Güven Hokna ve İslamın en iyi örneği modeli kızımız Sinem Öztürk ise çok başarılı. Hikayenin devamı nası gider, dizi ne kadar reyting alır bilemem ama yayınlanması bile bazı tabuların kırıldığına işaret. İyi mi kötü mu bu tabuların kırılması orası da tartışılır. Sınuçta bir grup diğerini ne kadar reddetse de onlar var ve bu topraklarda bizlerle beraber yaşıyorlar. Belki de bizi bu duruma getiren yıllarca reddetmek, onları da bu denli hırslı ve yok edici kılan reddedilmiş olmalarıdır kimbilir?
18 Eylül 2012 Salı
Süleyman'lar Kapışıyor: Yeni Sezon, Eski Diziler -1
Çarşamba günlerinin ezeli rekabeti Muhteşem Yüzyıl ve Kuzey Güney arasında olur sanıyorduk ya, yanılmışız. Reyting sonuçları gösterdi ki Muhteşem Yüzyıl ezici bir üstünlükle birinci olurken özeti bile Kuzey Güney'i geçmiş. İşin ilginci Kuzey Güney'i geçen tek dizi Muhteşem Yüzyıl da değil. Gani Müjde'nin eseri Pis Yedili salıdan çarşambaya geçiş yaptı ve Muhteşem Yüzyıl'ın ardından ikinci oldu. Demek ki ne Ali'nin ölümü, ne Kuzey'in Cemre'ye aşk itirafı diziyi kurtaramadı bu hafta, gelecek haftalarda daha keskin manevralar bekliyoruz senaristlerden. Benden ufak bir de tavsiye, bu kadar çok fragman yayinlamasinlar bence. Kuzey Güney gibi devamı bilinmeyen bir dizi hakkında ne kadar cok foreshadow verirlerse o denli heyecan yarattıklarını sanıyorlar ya, yanılıyorlar bence. Biraz gizem lutfen.
Aynı şey Muhteşem Yüzyıl için de geçerli. Tamam harem kavgaları, İbrahim'in hırsı falan falan ama biraz baydı artık. Koskoca Süleyman'ı mala çevirdiniz be. Vay Mahidevran mı dövdürdü Gulfem'i, hemen azledile! Lan karı öyle bir mallık yapsa adamına kendi adını kullandırtır mı Süleyman! Mohaç'ı kazanmışsın ama neye yarar, hala karı kavgasına alet oluyorsun yazıklar olsun! Valide Sultan'ımın yokluğunu doldurmak için çakma bir Afife Hatun çıkardılar ki Süleyman'ın süt annesiymiş, ömrü hayatımda ilk defa duydum. Neyse Mahidevran Hürrem Hatice üçgeni baydıydı, renk gelir belki. Hatice desen ölüm meleği olmus zati, pelerinler karanlıkta belirmeler falan tövbe estağfurullah. Keşke Afife Hatun falan aramaya harcadıkları zamanı Harem kızları seçimine harcasalardı. Nerde çarpı çurpu kız var toplamışlar hareme, güzellikleri ile ünlü harem bu mu yazıklar olsun, hepsine extreme makeover şart. Ayrıca diziye +18 geldi de benim mi haberim yok, Mustafa'nın tüm "performansını" canlı canlı izledik resmen, yazıktır olan var olmayan var, bakınız OBGZK Murat. Cansu Dere de ikinci bir Victoria vakası ise dizi tekrara düşüyor demektir aman diyim, Meral Ablam'ın kemiklerini sızlatmayın!
Aradan ne kadar zaman geçtiği muamma olan dizi Öyle Bir Geçer Zaman Ki ise yine ağlata ağlata bir hal oldu seyirciyi, sponsor olarak Pasiflora'yı almalılar kendilerine. Osman'in yarattığı çocuk boşluğunu dolduran Deniz Yıldız ve gözaltı torbalarının kralı Soner'in sahneleri herkesin yüreğine dokundu. Berrin uyuzdu iyiden uyuz bitli bişi olmuş, aile yıkılıyor acıdan o hayatının en güzel çağlarında maşallah. Ahmet'e şişe dibi gözlükler yok zırhlı arabalar, Hakan'cığıma beyaz saçları mı reva gördünüz yazık. Cemile'nin 15 yıl, babaannenin 3 ay yaz tatili kadar , Süleyman'ın ise 0 yaşlanmış olması seyirciye battı elbette. Müsamere bıyığı yapıştırılmış Mete'nin bu dönem hiç bir kıza gözünü dikip mundar etmemesini umuyor, kapitalizmin kurucusu İbrahim Tatlıses'e saç boyama konusunda örnek olan Ekrem abimizle çakma Marilyn çırpı bacak Caroline'e ablamıza mutluluklar diliyoruz. Umarız Mustafa Justin Bieber saç stilini değiştirir, Mesude mahallenin Fahriye Ablası olma yolundan, araba fantezilerinden falan kurtulup evinin kadını olur. Ha bir de, Ali Kaptan vardı hani hatırlar mısınız, babanız olan hani? Eski kocanız, abiniz, amcanız? Hatırlatayım dedim, ölen tek insan Aylin değil zira. Teşekkürler.
Aynı şey Muhteşem Yüzyıl için de geçerli. Tamam harem kavgaları, İbrahim'in hırsı falan falan ama biraz baydı artık. Koskoca Süleyman'ı mala çevirdiniz be. Vay Mahidevran mı dövdürdü Gulfem'i, hemen azledile! Lan karı öyle bir mallık yapsa adamına kendi adını kullandırtır mı Süleyman! Mohaç'ı kazanmışsın ama neye yarar, hala karı kavgasına alet oluyorsun yazıklar olsun! Valide Sultan'ımın yokluğunu doldurmak için çakma bir Afife Hatun çıkardılar ki Süleyman'ın süt annesiymiş, ömrü hayatımda ilk defa duydum. Neyse Mahidevran Hürrem Hatice üçgeni baydıydı, renk gelir belki. Hatice desen ölüm meleği olmus zati, pelerinler karanlıkta belirmeler falan tövbe estağfurullah. Keşke Afife Hatun falan aramaya harcadıkları zamanı Harem kızları seçimine harcasalardı. Nerde çarpı çurpu kız var toplamışlar hareme, güzellikleri ile ünlü harem bu mu yazıklar olsun, hepsine extreme makeover şart. Ayrıca diziye +18 geldi de benim mi haberim yok, Mustafa'nın tüm "performansını" canlı canlı izledik resmen, yazıktır olan var olmayan var, bakınız OBGZK Murat. Cansu Dere de ikinci bir Victoria vakası ise dizi tekrara düşüyor demektir aman diyim, Meral Ablam'ın kemiklerini sızlatmayın!
Aradan ne kadar zaman geçtiği muamma olan dizi Öyle Bir Geçer Zaman Ki ise yine ağlata ağlata bir hal oldu seyirciyi, sponsor olarak Pasiflora'yı almalılar kendilerine. Osman'in yarattığı çocuk boşluğunu dolduran Deniz Yıldız ve gözaltı torbalarının kralı Soner'in sahneleri herkesin yüreğine dokundu. Berrin uyuzdu iyiden uyuz bitli bişi olmuş, aile yıkılıyor acıdan o hayatının en güzel çağlarında maşallah. Ahmet'e şişe dibi gözlükler yok zırhlı arabalar, Hakan'cığıma beyaz saçları mı reva gördünüz yazık. Cemile'nin 15 yıl, babaannenin 3 ay yaz tatili kadar , Süleyman'ın ise 0 yaşlanmış olması seyirciye battı elbette. Müsamere bıyığı yapıştırılmış Mete'nin bu dönem hiç bir kıza gözünü dikip mundar etmemesini umuyor, kapitalizmin kurucusu İbrahim Tatlıses'e saç boyama konusunda örnek olan Ekrem abimizle çakma Marilyn çırpı bacak Caroline'e ablamıza mutluluklar diliyoruz. Umarız Mustafa Justin Bieber saç stilini değiştirir, Mesude mahallenin Fahriye Ablası olma yolundan, araba fantezilerinden falan kurtulup evinin kadını olur. Ha bir de, Ali Kaptan vardı hani hatırlar mısınız, babanız olan hani? Eski kocanız, abiniz, amcanız? Hatırlatayım dedim, ölen tek insan Aylin değil zira. Teşekkürler.
8 Eylül 2012 Cumartesi
Benzemez Kimse Sana Tavrına Hayran Olayım
Malumunuz televizyon hastasıymdır. Ancak benim zaafım sadece dizilere bilen bilir, yarışmalardan hiç haz etmem. 9 saat falan süren yok sanal reklam yok gerçek reklam yok ürün yerleştirme oylama herkese yorum sorma adamı intihara sürükleyen acılı bir süreçtir yarışmalar. Özellikle Acun yarışmaları benim ağlama sebebim. Sanırım Merve ve İhsan'ın kapıştığı final bölümü hariç hiçbir bölümünü izlemedim bir Acun yarışmasının. Hele Yetenek Sizsiniz'deki amaçsızlık beni bitiriyor.
Amacım Acun yarışmalarını yermek değil tabi, izleyeni var ki adam resmen Show TV’nin Doktorlar’ı gibi Star’ın her gecesini kapamış, dizilerin kepenk indirme sebebi olmuş. Biten dizilerin arasından ağıt yakmak da değil yazının amacı, yine konudan kaydık. Bugünlerde Acun yarışmaları haricinde tutan ve benim Popstar’dan sonra büyük bir beğeniyle izlediğim tek yarışma olan Benzemez Kimse Sana’dan bahsetmek ve idolüm Seyfi Dursunoğlu’na sevgilerimi iletmek aslında amacım.
Başlarken birçokları gibi ben de çok önyargılıydım bu yarışmaya, zira ünlülerimize pek güvenemiyordum. Yurtdışında tutmuş bir çok yarışmanın bizdeki formatları mayasını bulamıyor maalesef. Ancak dizilerin bitmesinin verdiği boşluktan izlediğim ilk bölümden itibaren Benzemez Kimse Sana favorim oldu. Hele Seyfi Dursunuğlu var ki, benim gözümde hiçbir şovmen komedyen stand upçı vs onun kadar başarılı değil. Adam laf sokma makinası adeta, içten içe kendimle de benzettiğim özelliği bu olsa gerek. Hande Ataizi ve Amerikalı sevgilisine yaptıkları, Erol Evgin’in yorumları ile alay etmesi, kazmalar kazması Murat Başoğlu’nun sunuculuğu ile alay etmesi beni gülme krizlerine sokuyor her Cuma.
Yarışmacılardan favorim oy sıralamasıyla paralel aslında. Ümit Erdim oylamanın da benim de birincim bu yarışta. Adamın kendisi de komik, yaptığı taklitler de çok başarılı. Seyfo Dayı ile kapışmaları ve "huzur bozarım" tehditleri de yarışmanın tuzu biberi. Ancak herkesi yeteneği ile şaşırtan isim kuşkusuz Uğur Arslan. Karagümrük Yanıyor şiiri ve dizisi ile tanınan ve evlilik programı sunan Arslan ilk haftadan Barış Manço taklidi ve role kaptırması ile bizi ve jüriyi çok şaşırttı. Arada ufak tefek olmayan taklitleri olsa da Mustafa Topaloğlu ve Mustafa Keser taklitleri de seyirciyi kırdı geçirdi. Bay J ise sesinin güzelliği ile ön plana çıktı, Seyfi Dursunoğlu her hafta albüm yapması için yalvarır oldu. Aşık Veysel ile herkesi ağlatan Cem Kılıç ise özellikle Hande Ataizi’nden her hafta kötü puan almaktan kurtulamıyor.
Jürinin sürekli belirttiği ve maalesef katıldığım tek şey ise hemcinslerimin bu işte biraz yeteneksiz olmasıydı. Gerçekler ortada maalesef o sevimsiz Ömür Gedik’in yaptığı Teoman kendisine birincilik getirdiyse bile benim gözümde ne yapsa olmuyor o kadın. Asena da aynı şekilde, birinciliği aldığı Funda Arar taklidi iyiydi ama Mahsun Kırmızıgül ve Michael Jackson taklitlerinde bahsetmek istemem mesela. Yarışmanın en üzüldüğüm ismi ise Pelin Öztekin, zira en zor rollerin kendisine geldiğini kilosundan dolayı da Hadise, Shakira, Yonca Evcimik gibi dans eden isimlerde baştan yenik başladığını düşünüyorum, hakkının yendiğine de inanıyorum. Kendi ise ilk başlardaki yırtık halini toparladı, Huysuz’un deyimi ile hanım hanımcık oldu da puanları toparladı, özellikle Mustafa Sandal dansı ile. Ömür Gedik de çirkeflikten vazgeçerse tam olacak.
Bu akşam finali olacak yarışmayı Ümit Erdim’in kazanmasını istiyorum zira bu hafta belki de en zor taklidi yapacak, Bülent Ersoy olacak adam yahu! Ama Bay J’nin de bir atak yapmasından kormuyor değilim zira Alpay kendisi için çok daha kolay bir isim, duruşu ve ses tonu olarak. Seyficiğimi ve tüm ekibi çok özleyeceğim, çok uzun zamandır hiç bu kadar eğlendiren bir program izlememiştim, malum diziler bileklerimizi dikine kesme sebebi gibi. Son olarak eklemeliyim ki buradan kazanılan paralar ünlülere değil temsil ettikleri vakıflara gidiyor; sebebi de sonucu da başarılı yani. Bu yazıdan dolayı bana komisyon verilmiyor yani bu kadar övüyorsam safi sevgiden.
Görüldüğü gibi tüm yaz cumaları evde geçirmişim şu yazıyı okuyunca farkettim ,neyse. Finali değişiklik yapıp cumartesiye almışlar aman gününü kaçırmayın derim, kaliteli yapımları izleyin Seyfi’ciğimin söylediği gibi “Ben jüri başkanıyım, en çok bana sorucaksınız fikrimi alacaksınız”! Ben izleyin diyorsam izlenecek! Şaka bir yana gözlerinizden öper, yeni sezonda bol acılı mendillerimiz ve Pasiflora’nın sponsor olduğu dizilerimizde buluşmak üzere derim.
Amacım Acun yarışmalarını yermek değil tabi, izleyeni var ki adam resmen Show TV’nin Doktorlar’ı gibi Star’ın her gecesini kapamış, dizilerin kepenk indirme sebebi olmuş. Biten dizilerin arasından ağıt yakmak da değil yazının amacı, yine konudan kaydık. Bugünlerde Acun yarışmaları haricinde tutan ve benim Popstar’dan sonra büyük bir beğeniyle izlediğim tek yarışma olan Benzemez Kimse Sana’dan bahsetmek ve idolüm Seyfi Dursunoğlu’na sevgilerimi iletmek aslında amacım.
Başlarken birçokları gibi ben de çok önyargılıydım bu yarışmaya, zira ünlülerimize pek güvenemiyordum. Yurtdışında tutmuş bir çok yarışmanın bizdeki formatları mayasını bulamıyor maalesef. Ancak dizilerin bitmesinin verdiği boşluktan izlediğim ilk bölümden itibaren Benzemez Kimse Sana favorim oldu. Hele Seyfi Dursunuğlu var ki, benim gözümde hiçbir şovmen komedyen stand upçı vs onun kadar başarılı değil. Adam laf sokma makinası adeta, içten içe kendimle de benzettiğim özelliği bu olsa gerek. Hande Ataizi ve Amerikalı sevgilisine yaptıkları, Erol Evgin’in yorumları ile alay etmesi, kazmalar kazması Murat Başoğlu’nun sunuculuğu ile alay etmesi beni gülme krizlerine sokuyor her Cuma.
Yarışmacılardan favorim oy sıralamasıyla paralel aslında. Ümit Erdim oylamanın da benim de birincim bu yarışta. Adamın kendisi de komik, yaptığı taklitler de çok başarılı. Seyfo Dayı ile kapışmaları ve "huzur bozarım" tehditleri de yarışmanın tuzu biberi. Ancak herkesi yeteneği ile şaşırtan isim kuşkusuz Uğur Arslan. Karagümrük Yanıyor şiiri ve dizisi ile tanınan ve evlilik programı sunan Arslan ilk haftadan Barış Manço taklidi ve role kaptırması ile bizi ve jüriyi çok şaşırttı. Arada ufak tefek olmayan taklitleri olsa da Mustafa Topaloğlu ve Mustafa Keser taklitleri de seyirciyi kırdı geçirdi. Bay J ise sesinin güzelliği ile ön plana çıktı, Seyfi Dursunoğlu her hafta albüm yapması için yalvarır oldu. Aşık Veysel ile herkesi ağlatan Cem Kılıç ise özellikle Hande Ataizi’nden her hafta kötü puan almaktan kurtulamıyor.
Jürinin sürekli belirttiği ve maalesef katıldığım tek şey ise hemcinslerimin bu işte biraz yeteneksiz olmasıydı. Gerçekler ortada maalesef o sevimsiz Ömür Gedik’in yaptığı Teoman kendisine birincilik getirdiyse bile benim gözümde ne yapsa olmuyor o kadın. Asena da aynı şekilde, birinciliği aldığı Funda Arar taklidi iyiydi ama Mahsun Kırmızıgül ve Michael Jackson taklitlerinde bahsetmek istemem mesela. Yarışmanın en üzüldüğüm ismi ise Pelin Öztekin, zira en zor rollerin kendisine geldiğini kilosundan dolayı da Hadise, Shakira, Yonca Evcimik gibi dans eden isimlerde baştan yenik başladığını düşünüyorum, hakkının yendiğine de inanıyorum. Kendi ise ilk başlardaki yırtık halini toparladı, Huysuz’un deyimi ile hanım hanımcık oldu da puanları toparladı, özellikle Mustafa Sandal dansı ile. Ömür Gedik de çirkeflikten vazgeçerse tam olacak.
Bu akşam finali olacak yarışmayı Ümit Erdim’in kazanmasını istiyorum zira bu hafta belki de en zor taklidi yapacak, Bülent Ersoy olacak adam yahu! Ama Bay J’nin de bir atak yapmasından kormuyor değilim zira Alpay kendisi için çok daha kolay bir isim, duruşu ve ses tonu olarak. Seyficiğimi ve tüm ekibi çok özleyeceğim, çok uzun zamandır hiç bu kadar eğlendiren bir program izlememiştim, malum diziler bileklerimizi dikine kesme sebebi gibi. Son olarak eklemeliyim ki buradan kazanılan paralar ünlülere değil temsil ettikleri vakıflara gidiyor; sebebi de sonucu da başarılı yani. Bu yazıdan dolayı bana komisyon verilmiyor yani bu kadar övüyorsam safi sevgiden.
Görüldüğü gibi tüm yaz cumaları evde geçirmişim şu yazıyı okuyunca farkettim ,neyse. Finali değişiklik yapıp cumartesiye almışlar aman gününü kaçırmayın derim, kaliteli yapımları izleyin Seyfi’ciğimin söylediği gibi “Ben jüri başkanıyım, en çok bana sorucaksınız fikrimi alacaksınız”! Ben izleyin diyorsam izlenecek! Şaka bir yana gözlerinizden öper, yeni sezonda bol acılı mendillerimiz ve Pasiflora’nın sponsor olduğu dizilerimizde buluşmak üzere derim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)