26 Şubat 2012 Pazar

Gamzedeyim Deva Bulmam

Bir insanın hayattaki en büyük kabusu ne olabilir? Şüphesiz ki hepimizin korkuları,kabusları var fakat onların gerçekleşme ihtimali hep uzak gibi gelir bizlere. Peki ya gerçekleştiklerinde? Hayatlarının bir daha eskisi gibi olmayacağının farkına varmak nasıl bir bunalıma sürükler acaba Adem oğullarını? Bu duyguları ifade edebilmek için yazılmış milyonlarca kitap, hikaye,şiir,şarkı sözü varken inatla eksik kalmışım gibi benim de bu yazıyla katkıda bulunma ihtiyacı hissetmem bu duyguların yeterince çözülemediğine işaret olsa gerek.

Uzakta olsalar da orada olduklarını bilmenin huzur verdiği insanlar vardır. Görmesek de duymasak da oradadırlar, hayat gailesi içinde yuvarlanıp giderken insan unutuverir onları. Fakat onların yaşama amaçları sizsinizdir, onlar sizi asla unutmaz. Ara ara gösterdiğiniz ilgi bile mutlu eder onları. Ama siz bazen o kadarına bile üşenirsiniz, dedik ya hayat gailesi sizinki de!

Ama bir gün gelir, onları bıraktığınız yerde bulamazsınız. Sizin için hatıraları ile avunma vakti gelmiştir. Onların gittikleri yerde mutlu olduklarını sanmak istersiniz, espriler yaparsınız zira sizin için uzakta kalan silik hatıralara dönüşmektedirler. Sanki onlar hakkında konuşmak onların hatıralarını canlı tutar. Sözlerini tekrarlarsınız, alışkanlıklarından dem vurursunuz. Yokluklarını anmamak adına, orda bir köy var uzakta misali gitmemiş de hala uzaktaymışlar gibi bahsedersiniz onlardan.

Günlük hayata döndükçe içinizdeki acı soğur, ya da siz öyle sanırsınız. Sanmak istersiniz. Sonra öyle bir şey olur ki onları tamamen hatırlatan, ilk güne geri dönersiniz. "Unutulmayı istemezlerdi" diye düşünürsünüz, "Ne yapsam onları her daim hatırlasam" dersiniz. Sonra oturur bu yazıyı yazarsınız. Bir tanesinin en sevdiği şarkıyı dinlerken.

"Gamzedeyim deva bulmam
Garibim hiç yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim hiç reva bulmam

Elem beni terketmiyor
Hiç de fasıla vermiyor
Nihayetsiz müteakiben
Doğrusu takat yetmiyor"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder