26 Aralık 2011 Pazartesi
İlkler?
Yasımız ilerledikçe hayatimizdaki ilklerin icerigi de değişiyor sanırım. İlk askımız, ilk sevgilimiz, ilk kalp kırıklığımız yerini ilk dost kazığına, ilk ölüme, ilk cenazeye bırakıyor. Zaman akıp giderken biz de bu hıza kolayca ve istemdisi ayak uydurdugumuzdan ilklerin tip değiştirdiğini algilayamiyoruz. Ne zaman ki acı gercek suratımıza çarpıyor iste o zaman gecen yıllar aniden mana kazanıyor. Mesela 21 yas bana o kadar komik ve uzak geliyor ki hala, soranlara söylerken bile benden farklı bir insan söylüyormuş gibi geliyor. En klisesinden "Ne ara gecti bu kadar yıl?"(üniversite bile yarilanmis!)Hayatın gayesinden bunları farkına varmazken aniden carpan seyler hatırlatıyor bunları maalesef. Siz komik bir caba ile hayata dönmeye çalışırken aylar geçiyor ve yorgun olmayıp da bunu sorgulamaya zaman bulduğunuz bir kaç saniye icinde melankoli kaplıyor içinizi. icinde yaşarken fırsatını çıkarmaktan uzak başka şeylerle uğraştığınız aile yemekleri. sıkıcı bayram ziyaretleri, anneanneye yapılan yaz tatilleri huzunlenerek baktığınız anılar oluyor. Ne ara bu duruma geldik biz yahu? Ölünün arkasından edilen duaların icerigine kadar öğrenecegimiz ya da mevlutteki ikramın miktarını hesaplayacagimiz yasa ne ara getirdi zaman bizi? Konu derinlestirip Turkiye'deki cenaze ve mevlut evleriyle ilgili nutuk atmadan ve kirisiklik kremi falan kullanmaya başlamadan bu yazımı bitirip ilklerinizin iceriginin uzun bir süre degismemesi dileğiyle gözlerinizden öpüyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder